İman — Buhârî, Müslim
الْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ أَوْ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً فَأَفْضَلُهَا قَوْلُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَدْنَاهَا إِمَاطَةُ الْأَذَىٰ عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الْإِيمَانِ
İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü 'Lâ ilâhe illallah' demek, en düşüğü yoldaki rahatsızlık veren şeyi kaldırmaktır. Haya da imanın bir şubesidir.
Buhârî, Îmân 3; Müslim, Îmân 58
Ahlak — Buhârî
لَا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لِأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
Sizden biriniz, kendisi için sevdiği şeyi kardeşi için de sevmedikçe (gerçek anlamda) iman etmiş olmaz.
Buhârî, Îmân 7
Ahlak — Tirmizî
الرَّاحِمُونَ يَرْحَمُهُمُ الرَّحْمَٰنُ ارْحَمُوا مَنْ فِي الْأَرْضِ يَرْحَمْكُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ
Merhamet edenlere Rahmân da merhamet eder. Yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.
Tirmizî, Birr 16
İbadet — Müslim
طُهُورُ إِنَاءِ أَحَدِكُمْ إِذَا وَلَغَ فِيهِ الْكَلْبُ أَنْ يَغْسِلَهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ أُولَاهُنَّ بِالتُّرَابِ
Birinizin kabına köpek batırdığında, kabı yedi kere yıkasın; ilkinde toprakla (ovsun).
Müslim, Tahâret 91
İbadet — Buhârî, Müslim
الصَّلَاةُ خَيْرُ مَوْضُوعٍ فَمَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ يَسْتَكْثِرَ فَلْيَسْتَكْثِرْ
Namaz (dua) en hayırlı meşgaledir. Gücü yeten çokça kılsın.
İbn Mâce, İkâmetü's-Salât 192
Sosyal — Buhârî
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ
Allah'a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun.
Buhârî, Edeb 31
Sosyal — Müslim
لَا تَحَاسَدُوا وَلَا تَنَاجَشُوا وَلَا تَبَاغَضُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا
Birbirinize haset etmeyin, birbirinizi aldatmayın, birbirinize buğzetmeyin. Allah'ın kulları olarak kardeş olun.
Müslim, Birr 32
Ahlak — Buhârî
إِنَّمَا بُعِثْتُ لِأُتَمِّمَ مَكَارِمَ الْأَخْلَاقِ
Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.
Muvatta', Husnü'l-Hulk 8
İman — Müslim
مَنْ صَلَّى صَلَاتَنَا وَاسْتَقْبَلَ قِبْلَتَنَا وَأَكَلَ ذَبِيحَتَنَا فَذَلِكَ الْمُسْلِمُ
Bizim namazımızı kılan, kıblemize yönelen ve kestiğimizi yiyen Müslümandır.
Buhârî, Salât 28
Sosyal — Tirmizî
تَدَارَؤُوا الْحَرَائِقَ قَبْلَ أَنْ تَتَفَشَّى
Yangın yayılmadan söndürün; fitneyi de (yayılmadan) söndürün.
Tirmizî, Fiten 27
İbadet — Buhârî
بُنِيَ الْإِسْلَامُ عَلَى خَمْسٍ شَهَادَةِ أَنْ لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ وَحَجِّ الْبَيْتِ وَصَوْمِ رَمَضَانَ
İslâm beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Beytullah'ı haccetmek ve Ramazan orucu tutmak.
Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân 22
Ahlak — Buhârî
لَيْسَ الْمُؤْمِنُ بِالطَّعَّانِ وَلَا بِاللَّعَّانِ وَلَا بِالْفَاحِشِ وَلَا بِالْبَذِيءِ
Mümin (dedikoducu) koğucu, lanetleyici, çirkin sözlü ve kaba olmaz.
Buhârî, Edeb 38
Dua — Buhârî
دَعُوا مَا يَرِيبُكُمْ إِلَى مَا لَا يَرِيبُكُمْ
Sizi şüpheye düşüreni bırakın, şüpheye düşürmeyene yönelin.
Buhârî, Îmân 39
İman — Müslim
مَنْ حَسَّنَ إِسْلَامَهُ حَسُنَ إِيمَانُهُ وَمَنْ سَاءَ إِسْلَامُهُ سَاءَ إِيمَانُهُ
Kim İslâm'ını güzelleştirirse imanı güzelleşir; kim İslâm'ını kötüleştirirse imanı kötüleşir.
Müslim, Îmân 56
Sosyal — Buhârî
مَنْ كَفَّرَ مُسْلِمًا فَقَدْ بَاءَ بِهَا أَحَدُهُمَا
Bir Müslümanı kâfir diye niteleyen kimse, (bu sözü söylediği anda) ikisinden biri mutlaka o sıfata döner.
Buhârî, Edeb 73
İbadet — Müslim
الصَّلَوَاتُ الْخَمْسُ وَالْجُمُعَةُ إِلَى الْجُمُعَةِ كَفَّارَةٌ لِمَا بَيْنَهُنَّ مَا لَمْ تُغْشَ الْكَبَائِرُ
Beş vakit namaz ile Cuma namazı, diğer Cumaya kadar, aralarında işlenen (küçük) günahlara kefarettir; büyük günahlara girilmedikçe.
Müslim, Tahâret 14
Ahlak — Tirmizî
اتَّقِ اللَّهَ حَيْثُمَا كُنْتَ وَأَتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
Nerede olursan ol Allah'tan sakın; kötülüğün ardından iyilik yap ki onu silsin; insanlara güzel ahlakla muamele et.
Tirmizî, Birr 55
Dua — Müslim
لَا يَرُدُّ الْقَضَاءَ إِلَّا الدُّعَاءُ وَلَا يَزِيدُ فِي الْعُمُرِ إِلَّا الْبِرُّ
Duadan başka kaderi geri çeviren bir şey yoktur; ömre de iyilikten başka artıran bir şey yoktur.
Tirmizî, Kader 7
İman — Buhârî
أَفْضَلُ الْجِهَادِ كَلِمَةُ حَقٍّ عِنْدَ سُلْطَانٍ جَائِرٍ
En üstün cihad, zâlim sultan karşısında hakkı söylemektir.
Ebû Dâvûd, Melâhim 17
Sosyal — Buhârî
مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ
Kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin ihtiyacını Allah giderir.
Buhârî, Mezâlim 3
İbadet — Müslim
مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ
İman ederek ve sevabını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutanın geçmiş günahları bağışlanır.
Buhârî, Îmân 28; Müslim, Sıyâm 203
Ahlak — Müslim
إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ
Zandan sakının; zira zan, sözün en yalanıdır.
Buhârî, Edeb 57; Müslim, Birr 28
Dua — Buhârî
لَا يُرَدُّ دُعَاءُ الْوَالِدِ عَلَى وَلَدِهِ
Babanın evlâdı hakkındaki duası geri çevrilmez.
Tirmizî, Birr 7
Sosyal — Buhârî
خَيْرُ الْأَصْحَابِ عِنْدَ اللَّهِ خَيْرُهُمْ لِصَاحِبِهِ وَخَيْرُ الْجِيرَانِ عِنْدَ اللَّهِ خَيْرُهُمْ لِجَارِهِ
Allah katında arkadaşların en hayırlısı, arkadaşına en hayırlı olandır; komşuların en hayırlısı da komşusuna en hayırlı olandır.
Tirmizî, Birr 28
İman — Müslim
مَنْ سَلَكَ طَرِيقًا يَلْتَمِسُ فِيهِ عِلْمًا سَهَّلَ اللَّهُ لَهُ بِهِ طَرِيقًا إِلَى الْجَنَّةِ
Kim ilim talep etmek için bir yola koyulursa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır.
Müslim, Zikir 39
İbadet — Buhârî
إِنَّ أَحَبَّ الْأَعْمَالِ إِلَى اللَّهِ أَدْوَمُهَا وَإِنْ قَلَّ
Allah'a en sevimli ameller, az da olsa devamlı olanlardır.
Buhârî, Rikak 18; Müslim, Müsâfirîn 216
Ahlak — Müslim
الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
Müslüman, dilinden ve elinden diğer Müslümanların emin olduğu kimsedir.
Buhârî, Îmân 4; Müslim, Îmân 65
Dua — Müslim
إِذَا دَعَا أَحَدُكُمْ فَلْيَعْزِمْ فِي الدُّعَاءِ وَلَا يَقُلْ اللَّهُمَّ إِنْ شِئْتَ فَأَعْطِنِي
Biriniz dua ederken isteğinde ısrar etsin; "Allah'ım dilersen ver" demesin.
Buhârî, Daavât 21
Sosyal — Buhârî
لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ لَا يَأْمَنُ جَارُهُ بَوَائِقَهُ
Komşusu, şerrinden emin olmayan kimse cennete giremez.
Buhârî, Edeb 29; Müslim, Îmân 73
Ahlak — Tirmizî
إِنَّ اللَّهَ رَفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفْقَ وَيُعْطِي عَلَى الرِّفْقِ مَا لَا يُعْطِي عَلَى الْعُنْفِ
Allah Rauf'tur, yumuşaklığı sever; yumuşaklık üzere verdiğini şiddet üzere vermez.
Müslim, Birr 77
İbadet — Müslim
مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَتَوَضَّأُ فَيُحْسِنُ الْوُضُوءَ ثُمَّ يَقُومُ فَيُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ مُقْبِلٌ عَلَيْهِمَا بِقَلْبِهِ وَوَجْهِهِ إِلَّا وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ
Bir Müslüman güzelce abdest alıp, sonra kalbi ve yüzü onlara dönük olarak iki rekat namaz kılarsa cennet ona vacip olur.
Müslim, Tahâret 17
İman — Buhârî
لَا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سَوَاهُمَا
Sizden biriniz, Allah ve Resulü kendisine her şeyden daha sevimli olmadıkça (tam) iman etmiş olmaz.
Buhârî, Îmân 8
Sosyal — Müslim
مَنْ لَا يَرْحَمُ النَّاسَ لَا يَرْحَمُهُ اللَّهُ
İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.
Buhârî, Edeb 27; Müslim, Fezâil 66
Ahlak — Buhârî
إِنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إِلَى الْبِرِّ وَإِنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إِلَى الْجَنَّةِ
Doğruluk iyiliğe götürür, iyilik de cennete götürür.
Buhârî, Edeb 69
Dua — Tirmizî
أَعْجَزُ النَّاسِ مَنْ عَجَزَ عَنِ الدُّعَاءِ
İnsanların en âcizi duayı terk edendir.
İbn Mâce, Dua 1